
Yeni Dünya Düzeni’nde bahsi geçen kölelik için ırk sözcüğü fazla bir anlam ifade etmiyor. Artık Küresel Ekonomi yoluyla doğrudan kendi yaşamlarımız üzerinden yaydığımız bir kölelik salgınıyla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.
13.01.2012Devamı >
Aşk’ın hem sözcük hem de duygu olarak yıpratıldığı bir çağın şahitleriyiz. Bundan dolayı aşkı konu alan kitaplara olan özel alakamız, sayfalar arasında didik didik aramamıza, bulursak sevinmemize, bulamazsak hayal kırıklığı yaşamamıza neden oluyor. Oysa en çok da aşkla yoğrulup varolmak isteriz. Aşkı düşünüp, üzerine hayaller kurup ondan bir şeyler bekleriz.
22.11.2010Devamı >
"Silahsız Kuvvetler: Medya" Türk basın tarihinden alıntılarla dolu bir sergi. Cumhuriyetin kuruluşundan 2007'ye kadar basın ile resmi ideoloji arasındaki bağı örnekleriyle inceliyor. Gazetelerin manşetleri üzerinden dönem dönem Türkiye siyasi tarihi mercek altına alınıyor.
22.11.2010Devamı >
Edebiyat tarihinin, kendi bilincinden ve yüreğinin içinden usul usul aktığını duyumsar bir eleştirmen; bu gerçeği her an benliğinde yaşatır. O nedenle, edebi ve tarihi bir sorumlulukla yazar ve değerlendirir. Füsun Akatlı da böyle sorumlu, saygın ve yetkin eleştirmenlerden biri olarak, edebiyat sanatının ölümsüzlüğünde var olmayı sürdürüyor.
17.11.2010Devamı >
"Kapitalizmin kentler üzerindeki etkisi bir neden midir, sonuç mudur?" sorusunu akla getiren, yoğun tartışmalara yol açan bu kavram üzerinden bir değerlendirme ve söylenmiş sözlerin toparlandığı bir kitap olarak karşımıza Holton’un Kentler Kapitalizm ve Uygarlık’ı çıkmaktadır.
13.11.2010Devamı >
Beklentiler arasına sıkışan bir sevginin içinde insan, uzlaşarak devam ettirebileceği bir hayatı öğrenir ve bu hayat uğruna türlü eziyetlere katlanabilmeyi bir ödev bilir. Toplum tarafından kendisine pompalanan ahlakı kendi iç ahlakının yerine koyuverir.
04.11.2010Devamı >
Çehov, kısa kısa öykünün tanımını yaparken: “başlangıcı ve sonu olmayan” der. Hikâyât; okumaya başlar başlamaz kendimizi olayın içinde bulduğumuz ve son noktasında bitmemiş bir şeyler olduğunu sezinlediğimiz öykülerden oluşmaktadır.
01.11.2010Devamı >
Okurken, hayata; insan ilişkilerine, kadın-erkek arasındaki farklılıklara/ayrılıklara, özellikle de aşk ve cinsellikle ilgili konulara dair sorgulamalar yapabilir, kimi zaman bilimsel kimi zaman da düş(ün)sel bir dille yoğrulmuş satırların arasında sürüklenip gidebilirsiniz.
27.10.2010Devamı >
Ahmet İnam, Yönteme Hayır'ı çevirirken düşüncelerini kitabın kapak arkasına alarak okuyucuyu rahatlatmak ister. Bilimin sınırları, etkileri, siyasal, kültürel yaşamıyla sıkı ilişkiler içinde olan Feyerabend'in kitabını çevirirken 'Bilimi gereksiz yere abartmak, bizi katı görüşlülüğe, bilim bağnazlığına götürebilir.
30.09.2010Devamı >
"Şövalye denildiğinde elinde kılıç, üzerinde silahşör kıyafeti bulunan, atına binmiş biri gözlerimizin önüne gelebilir, tıpkı fakir denildiğinde kılık kıyafeti eskilikten yırtılmış, üstü başı kirli birinin gözümüzde canlanması gibi. Bu değerlendirmeler bizim dışımızdaki hayatın maddi yönünü ifade eder; oysa Batı’nın şövalyesi ve Doğu’nun fakiri tamamen içsel manevi dünyaya ait tanımlamalardır.
16.09.2010Devamı >