Nalan Barbarosoğlu

Kalemiyle dostluğun ötesinde buluşan, kalbinin üzerine bir kirpik damlasının yağmurunu bırakan, bu yağmurda sözcüklerinin yumuşaklığıyla akan, akan zamanın bıraktığı izle hayata ve hayatın dışına dair yazılarıyla okurların beğenisini kazanmış Nalan Barbarosoğlu, bu ayki konuğumuz oldu.

Barbarosoğlu’nu, biz hep öykü yazarı olarak bildik. Oysa O, bundan çok daha fazlasını yaptı. Bize insanın tahammül ve tahayyül dünyasını resmedip, renklerin farklılığını tek bir tuval üzerine koyarak anlattı.

Barbarosoğlu, ilk öykü kitabı Ne Kadar da Güzeldir Gitmek'te, kadınların dünyalarına eğildi ve onlara, gitmenin hep kişiyi var ettiğini, hareketin kişiyi irade sahibi yaptığını, irade sahibi olan insanın ise tercih etme sansı olduğunu yazdı. Tercih yapabilen insanın ise özgür olduğuna hepimiz tanığız, Barbarosoğlu’nun öykülerinde. O yüzden Barbarosoğlu, Ne Kadar da Güzeldir Gitmek derken aslında bize özgür olmanın ne kadar güzel olduğunu anlattı. Fakat yazarın bu öykülerinde, gitme ve kalma savaşının doğurduğu kırgınlıklar, yıkım ve düş kırıklarını ustaca bir dille ifade etmesini geçmek mümkün değil.

Yazının Devamı: http://okudumyazdim.net/nalan-barbarosoglu

Sosyal Paylaşım Bağlantıları

YORUM EKLE

İsim

E-posta

www