
Aşk’ın hem sözcük hem de duygu olarak yıpratıldığı bir çağın şahitleriyiz. Bundan dolayı aşkı konu alan kitaplara olan özel alakamız, sayfalar arasında didik didik aramamıza, bulursak sevinmemize, bulamazsak hayal kırıklığı yaşamamıza neden oluyor. Oysa en çok da aşkla yoğrulup varolmak isteriz. Aşkı düşünüp, üzerine hayaller kurup ondan bir şeyler bekleriz.
22.11.2010Devamı >
Edebiyat tarihinin, kendi bilincinden ve yüreğinin içinden usul usul aktığını duyumsar bir eleştirmen; bu gerçeği her an benliğinde yaşatır. O nedenle, edebi ve tarihi bir sorumlulukla yazar ve değerlendirir. Füsun Akatlı da böyle sorumlu, saygın ve yetkin eleştirmenlerden biri olarak, edebiyat sanatının ölümsüzlüğünde var olmayı sürdürüyor.
17.11.2010Devamı >
Çehov, kısa kısa öykünün tanımını yaparken: “başlangıcı ve sonu olmayan” der. Hikâyât; okumaya başlar başlamaz kendimizi olayın içinde bulduğumuz ve son noktasında bitmemiş bir şeyler olduğunu sezinlediğimiz öykülerden oluşmaktadır.
01.11.2010Devamı >Çevrenizdeki insanları gösterişten uzaklığınız, hayal gücünüz ve entelektüelliğinizle etkilediğiniz yazıyor okuduğum kitapta. Hayatınız ve eserleriniz üzerinde yıllarca çalışmış, çok uzun araştırmalar yapmış bir ismin eseri bu kitap: Danell Jones’in kaleminden çıkma “Virginia Woolf’tan Yazarlık Dersleri”…
03.09.2010Devamı >Yoksulların ve Şairlerin Kitabı’nın birinci cildi, anka illüstrasyonları ile döşenmiş zümrüdî yeşil bir kapakla karşılar yoksul ve şair okurunu. Saliki anka eden yolu anlatır...
23.08.2010Devamı >Spinoza için yeni bir yaşama ilkesi olan felsefenin; doğaya ilişkin salt teknik bir bilgi ya da bilimsel araştırma için bir temel olmadığı ilk yazılarından itibaren fark edilebilir. Felsefe insanın yaşayış tarzını kökünden etkileyen, devrimsel bir etkinliktir.
20.08.2010Devamı >Bülent Parlak, Dergâh ve İzdiham dergilerinde yayınlanan şiirlerini “Sevgili Huzursuzluğum” kitabında birleştirdi. Sevgili Huzursuzluğum şairin ilk kitabı olduğu için önemli. İlk eserlerin yazar/şairler için önemli olması, bu adımla kendilerini görücüye çıkarmalarındandır.
17.08.2010Devamı >
Bu kitabı ele alırken iki dünya tarafından bakmamız bizi daha farklı yerlere götürebilir. Türkler tarafından baktığımızda İstanbul üzerine oynanan bir oyunun parodisini görürüz. Katolik dünya tarafından baktığımız zaman gerçekleşme ihtimalinin çok yüksek olduğu ve muhakkak gizlilik temelleri üzerine yükselen bir planın uygulandığı bir kurgu görürüz.
07.08.2010Devamı >
“Arnavut kaldırımlı minimini mescitli, sakin, karışık sokaklar... Cumbalı, kafesli, şahnişinli, içleri tertemiz evler... İnsan bu evlerin içine burnunu soksa çamaşır, sabun, ödağacı, nefis bir çamur kokusu duyar...” diye yazmıştı Sait Faik. O, bir İstanbul hayaleti gibi her sokakta dolaşıyor, her kahvehanede soluklanıyor, her vapuru uğurluyor
06.08.2010Devamı >
Gizemli, örtülü, puslu, şiirsel, lirik anlatım... Faulkner şahane... İnsan zihni, yaratıcılığı gerçekten de sınır tanımıyor. William Faulkner, “Ses ve Öfke’de” okuyucusuna şaşırtıcı bir kurgu ve üslup sunar. Öyküde geçen olaylar, kronolojik bir takvim ve dizin takibi gözetilmeksizin anlatılmıştır. Zaman, mekan ve olaylar, yaratılan karakterler hepsi birbirinin içine geçişmiş.
02.08.2010Devamı >