I.
Yoksulların ve Şairlerin Kitabı’nın birinci cildi, anka illüstrasyonları ile döşenmiş zümrüdî yeşil bir kapakla karşılar yoksul ve şair okurunu. Saliki anka eden yolu anlatır Cahit Koytak, yolun şarkılarını, arkadaşlarını, ayartmalarını.
Bu kitap, yoksulların kitabıdır. Yoksulluğu övünç bilen peygamberlerle ülfetidir şairin; bu kitap, şairlerin kitabıdır. Cahit Koytak şairin çabasını, söylence demekten zevk aldığım, Şair “Bugün”den geçiyor, “Ebedi Yoksunluk Zamanı”ndan... isimli şiirinde açıklar. Bir akşamüstü çıkagelen bir gezgin vardır o söylencede. Melek-haslet gelir, az konuşur, az yer. Görünenin fevkini ışıtır, maverayı oba sakinlerinin dizlerinin dibine getirir, nazarlarını tağyir edip onlara başka akıllar taşır. Sonra bu gezgin ansızın ayrılır aralarından. Beraberinde getirdiği anlam katmanları peşi sıra sürüklenir. Helozonik bir vakum, bir girdap, hortumdan şedid bir siklonla büyük bir boşluk galeyana gelir. Ve şairin uğraşı, şahit olduğu gezginin hayatına, güzel kelimelerle öykünme oyunudur, onun ardından sökün eden anlamsal boşlukları kendi çapında doldurma çabasıdır. Böyle cehd eden her şair, cahit namıyla o ikindi vaktini teşrif eden gezginle, “zamanın diplerinden çağların ötesine seslenen soylu avaze”yle beraber arz-ı endam eden hakikatleri kulağımıza fısıldar. Yatay ve dikey, geniş bir coğrafyanın bilgelerini ve derin bir tarihin efendilerini, Hölderlin’in ifadesindeki gibi “yeryüzünde şairane oturan” insanları söyleşir.
Yazının Devamı: http://okudumyazdim.net/comez-ya-da-yalvac-gezginin-hikayesi