Anlatılan Hepimizin Hikâyesidir
Hüznün yükünü sırtlarında taşıyanların da konuşmaya, dertlerinden bahsetmeye ihtiyacı var. Ama ne yazık ki iletişim imkânlarını ellerinde tutanlar bu hatıraların ağırlığı yüzlerinde çizgilere dönüşmüş insanlara kulak vermek yerine ‘son trendleri’ yakalamanın peşinde. Hâlbuki yıllar önce çocuğu polisler tarafından gözaltına alınmış ama bir daha dönememiş bir ana, boyunlarında yağlı bir ilmikle hayata veda edenlerin avukatları, kurşun yuvasına dönen bedenlerine rağmen hayata tutunan suikast mağdurları ve hayata tutunamayıp suikasta kurban gidenlerin yakınları da yaşıyor bu ülkede. Hayat reklam araları kadar eğlenceli ve tatlı değil ne yazık ki! Berat Günçıkan meslektaşlarına inat bunun farkında olan bir gazeteci. Ona göre gazetecilik de böyle bir şey zaten. Günçıkan Devletin Şiddet Tarihi kitabıyla gözyaşlarını yüreklerine akıtanların kulak vermemizi sağlıyor. Acı dolu geçmişimizi bilmek için bu hikâyeleri unutmamak zorundayız.
Berat Günçıkan yıllarını gazeteciliğe vermiş biri. Eskişehir, Dünya ve Cumhuriyet gazetelerinde çalıştı. Gazetecilik yılları esnasında yaptığı röportajlarını konu başlıklarına uygun olarak kitaplaştırıyor. Haroşadan Nataşaya/Beyaz Ruslar Kızıl Ruslar, Gölgenin Kadınları, Cumartesi Anneleri, Linç Kültürünün Tarihsel Kökeni/Milliyetçilik başlıkları altında topladığı röportaj kitaplarına son olarak Cumhuriyetin Kuruluşundan AKP İktidarına Devletin Şiddet Tarihi isimli kitabını ekledi. Agora Kitaplığı tarafından basılan kitap üzerine yazarıyla konuştuk.
Yazının Devamı: http://www.okudumyazdim.net/berat-guncikan