“Sanatla şiddetten uzaklaşırsınız ve şiddetten uzaklaşınca kendinizi daha iyi ifade edersiniz. Bugün Kürt meselesi diye bir durumdan dolayı insanlarımız ölüyor. İnsan ölümü hiçbir haklı gerekçeye dayandırılamaz. Bütün bu yargıları ve önyargıları sanatla aşma imkanınız varken neden şiddeti devam ettiresiniz ki. Eğer sanata rağmen şiddet devam ediyorsa bunun arkasında bir takım farklı oluşumları aramak gerekir. İnsan şiddetten ancak sanat ile uzaklaşır.”
Bir İstanbul Hatırası özelinde Ahmet Ümit'le; Türkiye'deki fantastik yazın dünyasını, romanlarındaki gizli sandıkları, yazarken yaşadığı ruh halini, mevcut edebiyat kanonunun içe kapanık yapısını ve yazın dünyasının 'açılım'a imkan veren yüzünü konuştuk.
Romanlarınızın arka katmanlarında bir tarihçi, antropolog, dil bilimci ya da kültür elçisi var. Kuru bir polisiye yok. Arka katmanlara bu kişileri ya da bilgi sandıklarını neden koyuyorsunuz?
İnsanlar bir polisiye kurgu roman okusunlar ama aynı zamanda da nerede yaşadıklarını, nasıl bir hazinenin üzerinde oturduklarını fark etsinler istiyorum. Tarihi bilgi vermemin nedeni budur. Biz köklü bir geleneğin çocuklarıyız. Bunun farkında olmamız ve bu malzemeleri edebiyatımıza taşımamız orda bunları yansıtmamız gerekir.
Yazının Devamı: http://www.okudumyazdim.net/ahmet-umit